Ramazan Bayramı, İftar yemekleri, Yemek duaları, iftar Duası, oruç, kandiller, Kuranda Oruç


Ana Sayfa | Arşiv - Diğer Sayfalar | Ağustos 2008 | Eylül 2008 | Kasım 2008 |

Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler oruç neden ve nasıl bozulur oruç bozmanın cezası cezaları

7/9/2008 05:39

•   Kasden yeyip içmek ve oruca aykırı olan işleri yapmak orucu bozar. Bu işlerin bir kısmı yalnız kazayı ve bir kısmı da hem kaza, hem de keffareti gerektirir. Bunlar açıklanacaktır.

•   Unutarak bir şey yemek ve içmek veya cinsel ilişkide bulunmak orucu bozmaz. Bu hususta farz, vacib ve nafile oruçlar arasında bir fark yoktur. Çünkü unutma ve yanılma ile yapılan işler bağışlanmıştır. (Malikîlere göre, bunların her biri ile farz olan oruç bozulur, kazası gerekir. Çünkü orucun rüknü olan imsak kaybolmuştur.)

•   Yanılarak yemek yiyen bir oruçluya raslanınca, bakılır: Eğer oruç tutmaya güçlü görülüyorsa, ona oruçlu olduğunu hatırlatmamak, tercih edilen görüşe göre, harama yakın mekruhtur. Fakat çok yaşlı ve zayıf kimse olunca, diğer ibadetleri sağlam yapabilmesi için, ona hatırlatılmaz. Uykuya dalmış bir kimseyi, vakti geçmeden namaz kılmak için uyandırmak da bir görevdir. Uyuyan özürlü sayılır; fakat uyandırmayan özürlü sayılmayacağı için günah işlemiş olur.

•   Uyku halinde bir şey yeyip içmek orucu bozar. Bu yanılma işi gibi sayılmaz.

•   Oruçlu olduğu halde yemek yiyen kimseye: "Sen oruçlusun" denildiği halde, hiç aldırış etmeyerek yemesine devam etse, sahih olan görüşe göre, orucu bozulur ve ona kaza gerekir.

•   Hata yolu ile yeyip içmek de orucu bozar. Bunun için, oruçlu olduğunu bildiği halde bir kimse, kasıd olmaksızın hata ile bir şey yeyip içse, abdest alırken boğazından aşağı su kaçsa veya ağzına yağmur ve kar daneleri düşüp midesine doğru gitse orucu bozulur ve üzerine kaza gerekir. Fakat oruçlu olduğu hatırında yoksa, bunlardan dolayı orucu bozulmaz.

•   Ağza su verip çalkaladıktan sonra ağızda kalan yaşlığın tükrükle beraber yutulması orucu bozmaz. Yine insanın baş kısmından burnuna inen akıntıyı kasden içeri çekip yutması da orucu bozmaz.

•   Dişlerin arasından çıkan kan boğaza gidecek olsa, bakılır: Eğer az olur da içeriye geçmezse, orucu bozmaz. Çünkü adet gereği bundan korunmak mümkün değildir. Çok olmakla beraber çoğunluğu tükürük teşkil ediyorsa, hüküm yine böyledir. Fakat çoğunluğu kan olur ve tadı duyurulur bir halde veya kanla tükürük eşit bulunursa, yutulunca oruç bozulur. Çıkarılan diş için de bu haller geçerlidir.

•   Ağızdan dışarı çeneye doğru iplik halinde sarkan ve ağızdan kopup ayrılmayan ağız salyasını içeriye çekip yutmak da orucu bozmaz. Çünkü bu halde henüz ağızdan çıkmamış sayılır. Bunun gibi, herhangi bir sebeble ağızdan çıkıp yine ağıza girerek boğaza giden bir su ile de oruç bozulmaz.

•   Kişinin konuşmakdan veya başka bir sebebden dolayı tükrükle ıslanmış dudaklarını emmesi, orucunu bozmaz. Çünkü bunda bir zaruret vardır.

•   Göz yaşı veya yüz teri ağıza girecek olsa, bakılır: Eğer bir ve iki damla gibi az bir şey ise, orucu bozmaz. Çünkü bundan kaçınmak mümkün değildir. Fakat tuzluluğu bütün ağız içinde duyulacak derecede fazla olup da oruç hatırda iken yutulacak olsa, orucu bozar.

•   Yenilmesi kasdedilmeyen ve kendisinden kaçınılması mümkün olmayan bir şeyin içeriye gitmesi orucu bozmaz. Onun için, ilaç olarak ağrıyan dişe konulan karanfilin tadı tükrükle boğaza kaçarsa, havada dağılan bir duman ve toz-topraktan, öğütülen veya tokmakla döğülen şeylerden kalkan toz, orucu bozmaz. Uçan bir sineğin boğaza kaçması da böyledir. Fakat dişe ilaç olarak konulan bir nesnenin mesela karanfilin yutulması orucu bozar. Yine, oruçlu bulunduğunu hatırladığı halde, kokladığı bir "Buhurun = Kokunun" dumanı içine gitse veya bir sineği tutup yutsa, orucu bozulur. Böyle bozulan bir orucu kaza etmek gerekir.

•   Renk veren bir iplik parçasını defalarca ağıza alıp çıkarmak orucu bozmaz. Fakat oruçlu olduğunu hatırlayan kimse, ağzına aldığı herhangi bir renkteki ipliğin tükrüğünü yutacak olsa, orucu bozulur.

•   Dişlerin arasında kalmış olan bir yemek kırıntısı yutulsa, bakılır: Eğer az bir şey ise, orucu bozmaz: fakat çok olursa bozar. Nohut tanesinden küçük olan şey azdır, nohut danesi kadar olan şey de çoktur. Bu bir ölçüdür.

•   Dişlerin arasında kalan susam veya buğday danesi gibi pek az bir şeyi yutmak orucu bozmaz. Fakat böyle bir şey dışardan alınıp yutulsa, orucu bozar. Bu halde, tercih edilen görüşe göre, keffaret de gerekir. Ancak böyle pek az bir şey ağıza alınıp çiğnense oruca zarar vermez. Çünkü bu ağız içinde dağılır bir zerre haline gelir. Ancak bunun tadı boğaza giderse oruç bozulur.

Nohut büyüklüğünden az olup dişler arasında kalan bir şey, ağızdan çıkarılıp sonra yenirse orucu bozar. Ancak sahih olan görüşe göre keffaret gerekmez. Çünkü böyle bir şeyi yemek, olağan dışı bir iştir.

•   Bir kusuntu, kendiliğinden gelince bakılır: Eğer ağız dolusu olmayıp içeriye dönerse, ittifakla orucu bozmaz. Fakat içeriye döndürülürse, İmam Muhammed'e göre orucu bozar. Çünkü imsak kaybolmuştur, İmam Ebû Yusuf a göre bozmaz; çünkü bu az olduğu için abdesti bozmadığı gibi, orucu da bozmaz. Fakat bu kusuntu ağız dolusu olup kendi başına içeriye dönecek olsa, İmam Ebû Yusuf'a göre orucu bozar. Çünkü bu, taharete engeldir, İmam Muhammed'e göre bozmaz; çünkü imsak kasden terkedilmiş değildir. Ancak böyle bir kusuntu kısmen veya tamamen sahibi tarafından geriye çevrilirse, ittifakla orucu bozar.

•   Bir kusuntu, sahibi tarafından kasden getirilince bakılır: Eğer ağız dolusu ise, ittifakla orucu bozar. Çünkü bu hal, hem taharete, hem de imsake engeldir. Bu halde, içeriye az çok bir şey dönüp gider. Bunun için orucun kazası gerekir. Fakat ağız dolusundan az olup da kendi başına geri dönerse, İmam Muhammed'e göre, orucu bozar. Çünkü bu imsake engeldir, İmam Ebû Yusuf'a göre bozmaz; çünkü az olduğundan taharete engel değildir. Bu kusuntu, içeriye çevrildiği takdirde, hem İmam Muhammed, hem de İmam Ebû Yusuf'dan bir rivayete göre, orucu bozar, İmam Ebû Yusuf dan diğer bir rivayete göre ise, bozmaz.

•   Yalnız yapışmak, öpmek ve oynamakla oruç bozulmayacağı gibi, yalnız bakmak ve düşünmek sonucu olarak inzal olmakla da bozulmaz. Bunun için bir kimsenin zevcesini öpüp okşaması ile onun orucu bozulmaz. Yine, zevcesinin veya başkasının yüzüne veya herhangi bir uzvuna tekrar suretinde olsa dahi, bakması ile ve bakışından veya bunları düşünüşünden dolayı şehvetle akıntı olması ile de orucu bozulmaz.

•   İki yoldan başka herhangi bir uzva yapılacak temas sonunda inzal olmazsa, oruç bozulmaz. Fakat inzal olunca oruç bozulur ve yalnız kaza gerekir. El ile meni getirmek veya hayvan ve ölüye temasla olan inzal da böyledir.

•   Zevcesinin sıcaklığını duymayacak şekilde elbisesi üstünden tutmakla inzal olsa orucu bozulmaz, sıcaklığını duymuşsa bozulur. Yine, bir kadın kocasını, inzal oluncaya kadar tutsa, kocasının orucu bozulmaz. Fakat bu tutması, kocasının teklifi üzerine ise, bu durumda orucunun bozulup bozulmamasında ihtilaf vardır.

•   Bir erkek zevcesini veya bir kadın kocasını öpüp de erkekden meni, kadından bir yaşlık belirse. bunların orucu bozulmuş olur, bundan dolayı da kaza gerekir. Kadın bu öpme sonunda bir yaşlık değil de, bir lezzet duyacak olsa, İmam Ebû Yusufa göre orucu bozulur, İmam Muhammed'e göre bozulmaz. Okşamak, el tutuşmak, boyuna sarılmak da, öpme gibidir.

•   Oruçlu olan kimse, büyük abdest temizliği yaparken, içeriye su geçmemesi için nefes alıp vermemelidir. Bu temizlik üzerinde aşırı gidilir de, su hukne yerine kadar ulaşırsa, orucu bozar. Hukne (lâvman için kullanılan) bir ilaçtır. Bunu kullanmaya "İhtikan" denir. Hukne için kullanılan özel alete de •  •  Mıhkane = Şırınga" denir. Bu şırınganın ucu, aşağıdan (makaddan) nereye kadar yetişirse, oraya varacak kadar yapılacak bir istinca orucu bozar. Böyle bir istinca da pek az yapılabilir. Zaten bunun yapılması sağlığa zararlıdır.

•   İhtikan (şırınga yapmak), buruna ilaç akıtmak, kulağa yağ damlatmak orucu bozar ve kazayı gerektirir. Fakat kulağa giren su, orucu bozmadığı gibi, kulağa dökülen su da, tercih edilen görüşe göre orucu bozmaz. Bunun gibi, üzerinde kulak kiri bulunan bir karıştırıcının kulağa birkaç defa sokulup çıkarılması ile de oruç bozulmaz, (İmam Şafiîye göre bozar.)

•   Erkeğin tenasül aletine damlatılan su veya yağ, mesaneye kadar gitse bile, İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göre orucu bozmaz. Fakat mesaneye kadar gitmeyip de tenasül organı içinde kalırsa, ittifakla bozmaz.

•   Su veya yağ ile ıslanmış bir parmağın ön veya arka tarafa sokulması, oruç hatırlanması halinde olursa orucu bozar. Unutma halinde ise, bozmaz. Kuru bir parmağın sokulması, her iki halde de orucu bozmaz.

•   İnsanın derisinden içeriye sızan şeyler orucu bozmaz. Bunun için vücuda sürülen bir yağ veya yıkanılıp içeriye soğukluğu geçen bir su, orucu bozmaz. Yine, göze dökülen bir ilaç orucu bozmaz, boğazda duyulsa bile... Göze sürülen bir sürme de böyledir, izi ve rengi tükürükte görülse de... Çünkü bunların öyle içeriye geçmesi derideki emişlerledir.

•   Oruçlunun kendi işi olarak ağzından başka, vücudunun herhangi bir kısmından içine tamamen sokulup kaybolan veya başkası tarafından sokulup vücuda yarar sağlayan herhangi bir şey orucu bozar. Bu hususta içeriye giden şeye bakılır, gittiği yola bakılmaz. Bundan dolayı bir kimsenin başkası tarafından herhangi bir uzvuna saplanıp vücutta kaybolan odun ve demir benzeri bir şey orucu bozar. Fakat böyle bir şeyin bir ucu dışarda kalmış olursa, orucu bozmaz. Bir parçası içeriye sokulmuş olan bir süngü veya bir odun parçası gibi... Yine, iç boşluğa veya dimağa kadar uzayan derin bir yaraya konulan yaş bir ilaç, içeriye veya dimağa kadar geçince orucu bozar, kazayı gerektirir.

Bu mesele, imam Serahsinin "Mebsut" adlı kitabındaki açıklamasına bakılırsa, İmamı Azam'a göredir. Bu esas üzerine denilir ki. Ramazanda gündüz vakti vücuda yapılan iğne de orucu bozar ve kazayı gerektirir. Çünkü bu, hem oruçlunun rızası ie yapılmakta, hem de vücudun yararına yapılmış bulunmakladır. İğne aracılığı ile vücudda bir yol açılıyor ve böylece ilaç tam vücudun içine akıtılmış oluyor. Artık bu şekilde ilacın içeriye girmesi, suyun deriden emilerek içeriyc geçmesi gibi değildir. Bundan dolayı açık bir ihtiyaç veya zaruret bulunmayınca, iğneler iftardan sonra yapılmalıdır. İhtiyata uygun olan budur. Hatta bir görüşe göre, başkası tarafından sokulup vücudun içinde kaybolan demir parçası gibi bir şey, vücudun yararına olmadığı halde, yine orucu bozar. İki imama gelince, bunlara göre bir şey, tabiî yoldan içeriyc gitmedikçe oruç bozulmaz. Çünkü oruç; "Yaratılışta bir yol ve kanal olan bir uzuvdan (organdan) bir şeyi içeriye sokmaktan kendini tutmaktır." Biz böyle bir imsak ile emrolunmuşuz. Bu hususta geçici olan yol ve kanallara itibar edilmez. Bunun için dışardan bir yaraya konulan ilaç, boşluğa kadar gitse de, orucu bozmaz. Vücudun derisini yırtarak içeriyc gidip kaybolan bir demir, bir kurşun parçası hakkında da hüküm böyledir. Buna göre iğne ile de orucun bozulmaması gerekir. Evvelce, fetvahane tarafından da bu yolda fetva verilmişti. Fakat daima ihtiyat yolunun gözetilmesi iyidir.

•   Baştaki veya karındaki bir yaraya konulup yaranın ıslaklığı ile dimağa veya boşluğa gitmeyen bir ilaçtan ittifakla oruç bozulmaz. Fakat böyle bir yaraya konulup dimağa veya ileriye gidip gilmediğinden şübhe edilen sıvı bir ilaç, İmamı Azam'a göre orucu bozar. Çünkü böyle bir ilaç adet bakımından içeriye geçer, iki imama göre, bununla oruç bozulmuş olmaz. Çünkü böyle şübhe ile oruç bozulamayacağı gibi, tabiî olmayan bir yoldan içeri giren bir ilaç ile de oruç bozulmaz.

Oruç ve diyet ramazan ayında zayıflama diyet uygulamaları ramazanda zayıflarken dikkat edilmesi gereken kurallar

7/9/2008 05:33

Kilo aldırmayan ramazan sofrası

Ramazan ayında hemen herkes, oruç tuttuğu halde kilo almaktan yakınır... İşte üç uzmandan, aldırmak bir yana, kilo bile verdiren iftar ve sahur sofraları...

Beslenme tipi ve saatlerinin değişmesi, hareketin azalması nedeniyle ramazan ayında kilo almak kaçınılmaz hale geliyor.

Diyetisyenlere göre de ramazanda ortalama 4 - 5 kilo alınıyor. Ancak uzmanlar bu ayı kilo almadan atlatmanın mümkün olduğunu belirtiyor. Oruç tutarken uzun süre aç kalmanın kilo almanın nedenlerinden olduğunu belirten uzmanlar, öğünleri iftar ve sahurla sınırlamamayı, iftar - sahur arasında azar azar yemeyi öneriyor. Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay, İstanbul Cerrahi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Yasemin Bradley, Diyetisyen Aşkın Yüksel, ramazan için özel mönü örnekleri hazırladılar. İşte zayıflatan ramazan sofraları :

Dr. Sumru Özbay'ın ramazan özel sofrası :

SAHUR:

3 kibrit kutusu peynir (1 - 2 kibrit kutusu peynir yerine 1 yumurta yenebilir). 5 - 6 zeytin. Bol salata. 4 ince dilim ekmek.

Veya; 7 - 8 yemek kaşığı makarna. 1 porsiyon ızgara tavuk veya et. Komposto.

Veya; 3 yumurtalı menemen. 4 dilim ekmek. Çay, kahve serbest.

İFTAR:

1 kâse çorba. 1 porsiyon et, tavuk, balık veya 1 porsiyon sebze yemeği. Yarım su bardağı yoğurt. Salata. 2 - 3 ince dilim ekmek veya yerine 5 - 6 yemek kaşığı pilav veya makarna. Bir kâse komposto.


Diyetisyen Aşkın Yüksel'in ramazan özel sofrası :

SAHUR:

Şekersiz bir bardak süt içine müsli (karıştırılmış tahıl, içinde bulgur vs var) konabilir. 2 dilim kepek ekmeği. 1 - 2 kibrit kutusu beyaz peynir veya bunun yerine haşlanmış yumurta. 1 - 2 mevsim meyvesi (1 mandalina, 1 elma) 5 - 6 tane zeytin. İstenildiği kadar çiğ sebze, marul, domates, salatalık.

Veya; 1 - 2 yumurtayla çok az bitkisel yağ kullanılarak yapılan menemen. Şekersiz çay (bitki çayı olabilir). 2 dilim kepek ekmeği. Mevsim meyvesi (1 elma, 1 muz).

Veya; Bir kâse yoğurt. 1 - 2 dilim tepsi böreği (4 - 5 kibrit kutusu kadar). 1 - 2 mevsim meyvesi. Kuru kayısı veya erik kompostosu (tatlandırıcıyla yapılan).

İFTAR: (Çalışanlar için):

Hurma, zeytinle veya suyla orucunuzu açın. Bir kâse sebze veya mercimek çorbası. 1 - 2 dilim kepek ekmeği. 1 - 2 kibrit kutusu peynir.

Veya; Ekmek ve peynir yerine yağsız bir tost. Meyve (1 elma veya mandalina). Salata.

(Evde açanlar için): Izgara balık veya tavuk. 4 - 5 yemek kaşığı zeytinyağlı yemek (haftada iki kez barbunya veya pilaki). 2 dilim kepek ekmeği.

SAAT 21.00'DE:

2 - 3 meyve (1 mandalina, 1 muz, 1 elma).

Veya; Hafif bir sütlü tatlı (az şekerli sütlaç, muhallebi).

Veya; Dondurma.


Dr. Yasemin Bradley'in ramazan özel sofrası :

SAHUR:

4 - 5 kaşık az yoğurt (Üç kaşık suyla sulandırılacak). 4 - 5 kaşık yulaf ezmesi. 1 meyve (küçük parçalar halinde). Bir avuç fındık, ceviz veya badem.

Veya; 1 - 2 dilim beyaz peynir (az yağlı veya yağsız). 8 - 10 tane zeytin. Domates, salatalık, yeşil biber, marul. 2 - 3 dilim kepek ya da çavdar ekmeği.

Veya; 2 dilim ekmek üzerine lor peyniri, zeytin ezmesi, tahin. İçecek: Su, meyve suyu, süt, bitki çayı, açık çay.

İFTAR:

1 porsiyon sebze yemeği (sıcak veya zeytinyağlı). 1 porsiyon et veya balık. 1 porsiyon kepekli makarna, pilav, kuskus veya bulgur. 2 dilim kepekli ekmek veya küçük pide. Bol salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve limonlu). 1 porsiyon az şekerli sütlü tatlı (Haftada en fazla 3 kez).

Veya; 1 kâse çorba. 1 porsiyon sebze yemeği. Salata. 1 porsiyon makarna, pilav, kuskus veya bulgur. 2 dilim kepekli ekmek veya pide. 1 küçük kâse az yağlı yoğurt.

SAAT 21.00 - 22.00 ARASI:

Meyve (Elma, armut, kivi, narenciye grubu vs..). 1 bardak süt veya çay. Veya; 1 kâse yağsız, tuzsuz popcorn. Çay.

NOTLAR:

Bu diyetlerle kilo korunabildiği gibi 10 - 15 kilo fazlalık da verilebilir.

Her akşam tatlı yerine, haftada birkaç kez bir avuç fındık, fıstık veya ceviz yenebilir.

İftardan sonra 30 dakikalık bir yürüyüş yapılmalı.

Haftada bir kez iftarda kendinizi ödüllendirin. Saat 1900'dan sonraki öğünde iftariyelik sofra kurabilir, canınız kadayıf, baklava, özel bir yemek, pide istiyorsa yiyebilirsiniz.

iftar sofrası iftarda dikkat edilmesi gerekenler

7/9/2008 05:33

Ondokuz Mayis Üniversitesi (OMÜ) Tip Fakültesi Ögretim Üyesi Prof. Mete Kesim, Kalbi rahatsizligi olanlar iftarda fazla yememeli dedi. Prof. Dr. Mete Kesim, iftarda hizli ve çok yenilen yemegin kalp krizine yol açabilecegini belirterek, oruçlu kisilerin iftarda daha dikkatli yemek yemeleri uyarisinda bulundu.

Iftarda fazla yemek yeme aliskanligimiz var, oysa hizli ve çok yemek vücuda zararli diyen Kesim, sunlari söyledi: Yemegin birden ve asiri sekilde mideye girmesi sonucu salgilar fazlalasiyor. Bu da, ani tansiyon düsüklüklerine neden olur. En önemlisi ise yemegi yedikten sonra uzanip yatilmasi. Bu çok tehlikeli. Vücuttaki kan mide ve bagirsaklarin etrafinda
toplaniyor. Beyin ve kalbe kanin gitmesi engelleniyor. Kan birden vücuda dagildiginda, kalp çarpintilarina ve krize kadar variyor. Bu nedenle kalp rahatsizligi olanlar iftarda fazla yememeli.

IFTAR, IKI ASAMADA YENILMELI

Iftar yemeklerinin iki asamali olarak yenilmesi gerektigine dikkati çeken Prof. Dr. Kesim, Iftarda yemegi ikiye bölmeli. Önce çorba içilmeli, aradan 15-20 dakika geçtikten sonra diger yemekler yenilmelidir. Böyle yemek yenildiginde, yarim saat dinlenilmelidir dedi.

Prof. Kesim, özellikle kalp ve tansiyon hastalarini, oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danismalari konusunda uyardi.

KAN SEKERI NORMALIN ALTINA DÜSER

Yüksek Ihtisas Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmani Ayçag Turan, Ramazan ayinda normal beslenme düzeninin degistigini vurguladi. Ramazan’da günlük ögünlerin 2’ye indigini, hatirlatan Turan, gün boyu süren açlik halinde, oruç tutanlarda, kan sekerinin normalin altina düstügünü (hipoglisemi), bunun da yorgunluk, çarpinti, sinirlilik, terleme, bas agrisi, dalginlik, unutkanlik gibi sonuçlara neden olabildigini ifade etti. Özellikle seker hastalarinda açligin, hipoglisemi ve kan sekerinin ani yükselmesi (hiperglisemi) sikligina neden oldugunu belirten Turan, diyet tedavisinin önemli oldugu seker hastaligi, yüksek tansiyon, mide sikayeti gibi rahatsizliklarda hastalarin, diyet tedavisinin önemi konusunda saglik personeli tarafindan bilgilendirilmesi gerektigini kaydetti.

ÖNERILER

ytaç Turan, oruç tutan kisilerin, iftar ve sahurda dikkat etmeleri gereken noktalari söyle siraladi: Ramazan boyunca kizartmadan kaçinin, etleri izgara ya da firinda pisirmeye özen gösterin. Agir hamur tatlilari yerine daha hafif sütlü tatlilar ve kompostolar tüketin.

Iftarda yemekleri birden yemeyin.Kendinize uzun bir zaman dilimi ayirin. Yiyeceklerin beste ikisini sahurda, beste üçünü iftarda yemeye çalisin.Sahur ögününü kesinlikle atlamayin. Ramazan ayi boyunca meyve ve çig sebze tüketimine önem verin.
Sahurda protein içeren süt, yogurt, peynir gibi gidalar yiyin. Bu, uzun süre tok kalmaniza yardimci olur.

Yagli yiyeceklerden kaçinin, yagsiz sebzeli yiyecekleri tercih edin.

BOL SU IÇIN

Uzmanlar, oruç tutan kisilerin iftar ve sahurda bol sivi almalari gerektigini hatirtiyorlar. Normal bir insanin günlük su ihtiyacinin 2-2.5 litre olduguna dikkat çeken uzmanlar 6-8 bardak kadar su, gece boyunca mutlaka tüketilmeli. Bunun yaninda meyva suyu, ayran gibi sivi içecekleri almak da mümkün. Gün boyunca susuz kalmamak için kompostonun sahur yemeginde
bulundurulmasi da yararlidir diyorlar.

Esmaül hüsna Allahın 99 ismi

7/9/2008 05:29


Ücretsiz Blog